Haberler
22.09.2025 09:30
İnsanlık Onuru ve Adalet İçin Üniversitemizde “İlk Dersimiz Gazze
İsrail'in yaklaşık iki yıldır Gazze'de, çoğunluğunu bebeklerin, çocukların, kadınların, hasta ve yaşlıların oluşturduğu sivil halkı hedef alarak; hiçbir hukuki, ahlaki ve vicdani sınır tanımaksızın gerçekleştirdiği vahşi katliam, insanlık tarihine kara bir leke olarak geçmiştir.
Soykırıma uğradığını iddia eden bir topluluğun, başka bir topluluğa karşı soykırım uygulaması; insanın yeri geldiğinde ne kadar zalim bir varlığa dönüşebileceğinin çarpıcı bir örneğidir. Bununla birlikte, insanlık tarihinde ender görülen bu zalimliğe karşı dünyanın sessizliği, insanoğlunun yaşam hakkı ve güvenliği konusundaki vicdani ve hukuki tüm sınırları kaybettiğinin bir göstergesidir.
İsrail’in 7 Ekim 2023’ten bu yana Gazze Şeridi’nde düzenlediği saldırılarda hayatını kaybedenlerin sayısı 65 bin 174’e, yaralananların sayısı ise 166 bin 71’e yükselmiştir. İsrail’in saldırıları aralıksız devam etmektedir.
Filistin Sağlık Bakanlığı'nın açıklamasına göre, son iki aydır günde ortalama 50 kişi, yardım malzemeleri dağıtımı sırasında İsrail’in açtığı ateş sonucu hayatını kaybetmektedir. Yardım dağıtım bölgelerinden hastanelere ulaşan cenaze sayısı 2 bin 514’e, yaralı sayısı ise 18 bin 431’e ulaşmıştır.
Ayrıca, İsrail’in 18 Mart’ta Gazze Şeridi’nde ateşkesi tek taraflı bozmasının ardından, 12 bin 622 Filistinli soykırıma uğramış, 54 bin 30 Filistinli yaralanmıştır. Açlık ve yetersiz beslenme nedeniyle hayatını kaybeden sivil sayısı ise 147’si çocuk olmak üzere 440 olarak kaydedilmiştir.
Birleşmiş Milletler (BM) destekli Entegre Gıda Güvenliği Aşama Sınıflandırması (IPC) tarafından 22 Ağustos 2025’te Gazze Şeridi’nde kıtlık ilan edilmesinden bu yana, 32’si çocuk olmak üzere 162 kişi yaşamını yitirmiştir.
Son açıklanan verilere göre, 7 Ekim 2023’ten itibaren İsrail’in saldırılarında:
18 binden fazla çocuk,
12 binden fazla kadın,
1400’den fazla sağlık çalışanı,
113 sivil savunma personeli,
800’den fazla öğretmen ve eğitim personeli,
13 binden fazla öğrenci,
202 basın mensubu,
150’den fazla bilim insanı, akademisyen ve profesör hayatını kaybetmiştir.
Bunun yanı sıra 2000’den fazla aile tamamen yok olmuş, 5000’den fazla ailede ise yalnızca bir kişi hayatta kalmıştır.
İnsanlık tarihine kara bir leke olarak geçen bu suçun, yalnızca insanlara değil doğaya ve hayvanlara karşı da bir katliam şeklinde gerçekleşmesi karşısında dünyanın sessiz kalması, ağır bir vicdani yük olarak insanlığın omuzlarında durmaktadır. Bu sessizlik, belki de bu katliamın son bulmasını sağlayacak en büyük uyanışın ve ortak mücadelenin kaynağı olmalıdır.
Uluslararası insani hukuk açıktır: Siviller ve çocuklar korunmalı, yardımların onlara güvenli bir şekilde ulaşmasına izin verilmelidir. Ancak Gazze’de insani yardım erişimi halen kısıtlı, hayat kurtaran yardım malzemeleri engellenmiş ve çocuklara yönelik saldırılar devam etmektedir.
İnsanlık, bu vahşi soykırımı durdurmak için elinden geleni yapmalı, zulmü tüm dünyaya duyurmalı ve karadan ya da denizden her türlü yolla Gazzeli sivillere yardımlarını ulaştırmalıdır.
Bu bağlamda, Yükseköğretim Kurulu, insanlık onurunu koruma sorumluluğu çerçevesinde, 17.09.2025 tarihli resmi yazısı ile tüm yükseköğretim kurumlarına çağrıda bulunmuştur. Yazıda, 2025-2026 eğitim-öğretim yılı açılış törenlerinde ve ilk derslerinde, eğitim ve öğretim konularının yanı sıra Gazze’deki soykırımın gündeme alınmasının insani ve vicdani bir görev olduğu vurgulanmıştır.
Diğer Haberler
Battalgazi Devlet Hastanesi’nde ...
14.04.2026
MTÜ'de Nevruz Kutlamaları
26.03.2026
Rektör Hocamızın Ramazan Ayı Mesajı ...
24.02.2026
MTÜ'de cübbe giyme töreni
09.01.2026
Akademik Birim Danışma Kurulu 2025 ...
26.11.2025
Rektörümüz Prof. Dr. Recep Bentli'nin ...
09.11.2025
Malatya Turgut Özal Üniversitesi, URAP ...
21.10.2025
I.Sınıflar İçin Oryantasyon Eğitimi ...
25.09.2025